TARSUS

TARSUS İÇİN DEV ESER TEKRAR YAYIMDA “BİLİNMEYEN TARSUS”

TARSUS İÇİN DEV ESER TEKRAR YAYIMDA “BİLİNMEYEN TARSUS”

22 YIL SONRA “BİLİNMEYEN TARSUS” KİTABININ 2. BASKISI YAPILDI.
Ressam-Yazar Hikmet Öz yaptığı açıklamada:
İlk baskısı 1998 yılında, Kültür Bakanlığı Yayınları olarak 3000 adet yapılmıştı. Zamanın Kültür Bakanı Sayın İstemihan Talay’ın da desteği ile basılan ve çok beğenilen bu kitap Tarsusluların elinden düşmemiş, birçok akademisyenin aradığı, yararlandığı bir yayın olmuştu.
Tarsus’un tarihsel öyküsü oldukça ilgi çekici ve çeşitli söylencelerle süslenmişti. 10 bin yıllık tarihsel bir geçmişi olan kentimizi anlatan pek çok geçmiş zaman öyküleri olmalıydı. Tarsus insanı, içinde yaşadığı, varlığı çok eski yıllarla anılan kadim kentin, yedi kere altüst olduğunu, Tarsus adının tersyüz olmaktan ileri geldiğini bile söylemeden edemiyordu. Kimisi denizin Kleopatra kapısına ya da Gözlükule’ye kadar geldiğini ballandıra ballandıra anlatıyordu. Şelalede büyük İskender’in ve Kleopatra’nın yıkandığını, şelalenin altında Kleopatra’nın hamamı olduğunu büyük bir keyifle dillendiriyorlardı. Tarsus’un tarihsel geçmişiyle ilgili yanlış yorumlar sonucunda asılsız birçok öyküyle doldurulmuştu kentimiz insanının tarihsel söylenceleri.
Tarsus ve çevresi ile ilgili öğrenilmesi ve düzeltilmesi gerekli birçok konu vardı. Önce hatalı olan tarihsel söylentilerin düzeltilmesi için çalışmam gerekmişti. Birçok konu üzerinde hatalı söylenceyi düzeltebilme uğraşım pek de başarılı olamıyordu. Kentimizin ayakta duran tek antik kent kapısının adını hala yanlış zikrediyorduk. Tarih boyunca hiç kimse “Kleopatra Kapısı” adıyla bu kapıyı anmamıştı. 1974 yılından bu yana biz hala Kleopatra adında ısrar ediyorduk.
Yeni nesil Tarsus gençliği, kentimizin yakın geçmişi ile ilgili birçok şeyi bilmiyordu. Yakın geçmişimizi rant uğruna yok etmek için elinden geleni yapan bilinçsiz yöneticilerin, Tarsus’un kentsel dokusu ile ilgili bir çok olumsuz değişiklik yaptığını genç Tarsuslu bilmiyordu. Tarsus’taki kiliseler, hanlar, kanallar, konaklar, kışlalar, fabrikalar, ırmak yatakları, su dolapları, mahalle çeşmeleri, Atatürk’ün ziyaret ettiği evler, arastalar, parke taşlar ve gözetleme tepeleri yok olmuştu. Kentin tarihsel kimliğini yok eden bu yöneticilerin kimler olduğunu özellikle genç Tarsusluların bilmesi gerekiyordu.
Zamanımızda “BİLİNMEYEN” olan kentsel değerlerimizi kimlerin yok ettiğini bilmek Tarsusluların hakkıydı. Bu hakkı kentimiz insanına kazandırmaya çalışmamın bir çabasıdır “BİLİNMEYEN TARSUS” adı ve kitabı.
“BİLİNMEYEN TARSUS” kitabımın 1. Baskısındaki önsöz de kullandığım bir paragrafı burada yinelemek beni bir parça olsun rahatlatacak.
“Umudum odur ki, bu yayını okuyan Tarsusluların Tarsus’un kültürel değerlerine sahip çıkıp, onların korunması için, özverili bir heyecanla yaşadığı yerin kültürel sorumluluğuna sahip çıkıp, yeni bilinmeyenler yaratmamalarıdır.”
Umudum odur ki, yeni nesil Tarsuslu kentimizin kültürel değerlerini koruma konusunda rant anlayışının tutsağı olmayacaktır. Kentsel sit içerisindeki temel kazılarında ortaya çıkan tarihsel değerlerin korunması için gerekli duyarlılığı gösterip, ilgili birimleri, koruma konusunda harekete geçirecekler ve bu konuda ısrarcı olacaklardır.
“BİLİNMEYEN TARSUS” kitabımın 2. baskısı için desteğini esirgemeyen Tarsus Belediye Başkanı Sayın Dr. Haluk Bozdoğan’a teşekkür ederim.

Not: TARSUS ANTİK SAHAF KİTABEVİNDEN www.antiksahafkitabevi.com adresinden “BİLİNMEYEN TARSUS” 2. baskısını ve “TARSUS TARİHİ” 4.baskısını edinebilirsiniz.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL